Aslında tam bir Karadeniz gezisi sayılır mı bilemedim.  Amasya’dan çıkıp Borçka’ya kadar gittik. Maalesef kimliklerimiz son 10 yılda yenilenmediği için Batum’a geçemedik. Aslında en çok görmek istediğim yerlerden biri idi ama olmadı. Belki başka sefere 🙂

Samsun zaten sık sık gidip kaldığımız bir yer olduğu için oradan bir foto yeter 🙂

Ünye’de Belediye’ye ait bir tesiste kısa bir çay molası verdik. Çok güzel bir yerdi ve fiyatlar çok makuldu. 

Yol üstünde acıkınca meşhur Akçaaabat Köftecisi “Cemil Usta”ya uğradık. Yemek fotosu çekmek ve paylaşmak adetim olmadığından oradan sadece bir manzara fotoğrafı var. Lezzet olarak ise güzeldi …

Rize’de kardeşimin evinde kaldık. İlk gün Ayder’e gitmek istedik. İyi ki de öyle yapmışız çünkü sonradan o bölgede heyelan yaşandı ve yollar kapandı. Ayder gerçekten güzeldi. O dağlar, kocaman ağaçlar, tarihi taş köprüler… Sallanan asma köprüler…

Rize’de Eren bile çaya doydu 🙂

Ayder’den dönerken mola verdiğimiz tesis.

Her yerde böyle çelik halatlı salıncaklar vardı 🙂

Ayder’den dönerken ben farketmeden eşim arabayı Zil Kale yoluna sürmüş. Hem çok yorgunduk hem de ben malum yollardan korktuğum için ve akşam olmak üzere olduğu için biraz mızmızlansam da iyi ki de gitmişiz. O yollar ve içinden geçtiğimiz Çamlıhemşin muhteşem bir yerdi. Kalenin oradaki kafede yine çay içtik tabii. Manzara ürkütücü ama muhteşemdi ama biz kaleye çıkmadık tabii.

Ertesi gün Karagöl’e gidelim dedik. Karagöl Artvin-Borçka sınırları içinde. Giderken özellikle son 5-6 km boyunca herhalde bildiğim bütün duaları okudum 🙂 Bir tarafınız uçurum 1500 km yukarı çıkıyorsunuz. Bence korkunç bir yoldu ama göl tabii ki güzeldi. Yalnız acayip yağmur vardı ve çok soğuktu. Karagöl, Ayder gibi değil. Daha el değmemiş bir doğası var. Sadece 1 tane Belediye’ye ait tesis vardı sanırım. Çay kahve içebileceğiniz bir yer ve bir de ekmek arası köfteci vardı. Kendi mangal-semaverini getirip piknik yapanlar vardı. Biz yoldan ekmek,domates, peynir filan almıştık oradan da çay alıp atıştırdık. Manzara çok hoştu ancak ara ara göl kenarında oturmamıza rağmen sis yüzünden göl kayboldu. Göl içinde tekne ile de gezebiliyorsunuz ama hiç bana göre değildi tabii ki:)

Sonraki gün Rize merkezde gezindik. Akşam da Rize’ye 5-10 km uzaklıktaki Eskitoğlu Alabalık Tesislerine gittik. İçindeki konak çok güzeldi. Şelale de müthişti. Yalnız yine yağmur vardı ve güzel manzarayı fotoğraflayamadan hava karardı ne yazık ki:(

 

Ertesi günde meşhur Ziraat Çay bahçesine çıktık. Yalnız orası da tepede bir yerde ama şehrin içinde. Oradan manzara gerçekten çok güzeldi. 

Ve en son gün de Trabzon-Uzungöl’e gittik 🙂

Not: Bu gezinin sponsoru Melike-Alptekin çiftine sonsuz teşekkürlerimizi sunarız 🙂